Responsive image

İnceleme: Assassin’s Creed Odyssey


Tarih:1 Kasım 2018 - Kategori:HABERLER - Yorum: 0

Hepinizin bu oyunun incelemesini heyecanla beklediğinizi biliyoruz. Ancak özellikle serinin tekrar altın çağına döndüğü Origins sonrasında artık bir Assassin’s Creed oyununa şöyle hızlıca göz atıp bir şeyler karalamanın oyuna haksızlık olacağına karar vermiştik. Dolayısıyla oyunu çok uzun bir süre oynamadan, en küçük yan görevine kadar yapmadan, gezilmedik en ufak toprak parçası, dalınmadık koy ve batık bırakmadan bir inceleme yazmak istemedik. Ama artık zamanı geldi. AC: Origins’i 50 küsür seviyede ek paketleri ile birlikte, en küçük yan görevine kadar bitirmiş biri olarak Odyssey’i de CHIP Yayın Yönetmeni Mahmut Karslıoğlu sizin için oynadı ve inceledi. Peki gerçekten bir öncekinin aynısı mı olmuş? Yoksa bunu diyenler oyundan hiç anlamıyorlar mı?

Ücretsiz hosting: Bir aylık ücretsiz hosting fırsatını yakalayın!

Nasıl aynı olsun, oyunun türü bile değişmiş!

2018101621541256712.jpg Nasıl aynı olsun, oyunun türü bile değişmiş!

Öncelikle bu konuya bir açıklık getirelim. AC: Odyssey; oyun mekanikleri baştan aşağı yenilenerek seriyi tekrar popüler hale getiren Origins’i temel alıyor. Dolayısıyla karakter animasyonları ve dinamikleri açısından benzer bir oyun oynuyor gibi görünebilir. Ancak iki oyunu neredeyse arka arkaya oynamış biri olarak yeni oyunun eskisi ile bundan başka benzer yanı olmadığını açıkça söyleyebilirim. Sarının elli tonunun hakim olduğu uçsuz bucaksız çöllerden sonra Ege denizinin maviliği ve kıyıların yeşilliğinin oyuncuya yaşattığı görsel şölen bir yana oynanış çok zenginleştirilmiş ve hatta oyunun türünde bile kayma olmuş. Origins’in başarılı öğeleri korunarak üstüne oyun severlerin talepleri de göz önüne alınarak daha fazlası eklenmiş. Diğer bir değişle yine çok iyi olmuş! Şimdi hepsine teker teker bir göz atalım.

AC: Odyssey, Origins’ten tam 400 yıl önce antik Yunan’da Atina’lılar ve Sparta’lılar arasında geçen Peloponnessos Savaşı döneminde geçiyor.  Zaten oyuna da doğrudan böyle bir savaşın içine düşerek merhaba diyoruz. Bu savaş, hikayenin bir parçası olmakla birlikte bir nevi oyuncuyu oyuna ısıtmak için kullanılan tutorial olarak da düşünebilirsinizr. Daha sonrasında Animus’a geri dönüyoruz ve oyunun ilk yeniliği ile karşılaşıyoruz. Bu oyunda Alexios ve Kassandra olarak iki farklı cinsiyette karakterden birini seçebiliyoruz. Antik Yunan’da Sparta’lı bir paralı asker olarak biz Alexios’un daha doğru bir tercih olacağını düşünsek de bu seçim aslında hikaye üzerinde çok fazla değişiklik getirmiyor.

Hikaye demişken Odyssey’in şimdiye kadar çıkan oyunlardaki en derin hikayeye sahip olduğunu söyleyebiliriz. 3 farklı paralel hikaye oyun boyunca sık sık birbiri ile kesişiyor. Spoiler olmaması için çok fazla detay vermek istemiyoruz ancak oyun; çok küçükken ailesinden kopmuş ve zaman içinde bir paralı asker olmuş olan kahramanımızın kendi ile ilgili bazı bilinmezleri çözme mücadelesini anlatıyor. 9 uzun bölümden oluşan bu mücadele sırasında yolumuz sürekli bir gizemli tarikatı ile de kesişiyor. Peki hikaye Assassin’s Creed ile nerede bağdaşıyor? Bu noktada bir önceki oyunda tanıştığımız ve Animus’u çalıştıran Layla dışında pek bir bağ bulunmuyor. Bu durum bazı oyuncuları rahatsız edebilir ama oyun bu kadar başarılı, farklı ve eğlenceli olmaya devam edecekse bizce bir sıkıntı değil.

Oyunda çok sağlam bir hikaye var dedik. Bu noktada diğer bir yenilik ise oyunun artık RPG türüne de göz kırpması sayılabilir. Çünkü artık ara sahnelerdeki hikayeleri sadece izlemiyoruz, seçenekler ile onlara yön de verebiliyoruz. Salt aksiyon sevenler için hemen bir açıklama yapalım. RPG öğeleri türünün gerektirdiği kadar ağır değil ve oyuna çok hafif bir şekilde yedirilmiş. Yani aksiyondan geri kalacağım diye düşünmenize gerek yok. Oyun içinde aldığınız kararlar ise çoğu zaman hikaye akışında çok büyük etkiler yaratmıyor. Örneğin hikayenin akışı için sağ olması gereken bir karakteri öldürmeyi seçseniz bile sadece ara sahne değişiyor ama sonuçta o karakter yine de kaçıyor.

Diğer taraftan bazı seçenekler ilerde alabileceğiniz ek görevlere de yansımıyor değil.  Acıyıp öldürülmekten kurtardığınız bulaşıcı hastalık taşıyan bir aile yüzünden bir ada komple hastalıktan kırılabiliyor ya da öldürmeyip serbest bıraktığınız bir karakter size ilerde ek bir yan görev olarak dönebiliyor. Bu arada Odyssey içinde karakterimiz daha önceki oyunlara göre çok daha çapkın. Bana biraz zorlama gibi gelse de Ubisoft, bazı NPC karakterlerle flört etmeniz için diyaloglara eklemeler de yapmış. Genelde en altta, yanında kalp olan seçenek ile konuşmayı sürdürdüğünüzde yakışıklı bir Sparta’lı kahraman olarak eğlenceli bir sona ulaşmanız içten bile değil.

Ege denizinde adalardan oluşan devasa harita

2018101622014298412.jpg Ege denizinde adalardan oluşan devasa harita

AC: Odyssey’in ucu Ege sahillerimize dayanan ve adalar üzerine kurulu devasa bir haritası var.  Hikaye dışında bile keşfedilecek mükemmel görünen çok fazla yer bulunuyor. Yeni oyunla birlikte bize sunulan bir diğer yenilik olan Exploration seçeneği sayesinde gezilecek yerlerin keyfini daha fazla çıkarmak mümkün oluyor. Bu modda harita üzerinde hiçbir önemli nokta ya da görev işaretlenmiyor ve sizin tek tek gezerek bulmanız gerekiyor. Ya da neyin nerede olduğunu NPC’lerden sorup öğrenebiliyorsunuz. Bu mod seçili iken oyunun RPG yönü daha fazla ağır basıyor. Daha fazla macera ve oyun süresi arayanlar için bizce ideal bir seçenek.

Gerçi devasa haritayı doldurmak için o kadar fazla görev eklenmiş ki buna bile gerek kalmayabilir. Oyunun ana hikayesi ve sayısız yan göreve ek olarak bir de belirli merkezlerde yer alan mesaj panoları yer alıyor. Bu mesaj panoları size daha önce Origins’te de olan zamanlı görevlerden sunuyor ve bir seferinde zaman içinde tamamlamak üzere 4-5 görev birden alabiliyorsunuz. Görev listenizin aşağı doğru takip edilemeyecek kadar uzamasına hazır olun.

Görevleri tamamladıkça aldığınız XP puanları ile seviye atlayabiliyorsunuz. Bu şekilde maksimum 50. seviyeye kadar yükselmek mümkün. Ayrıca NPC’lerden düşen ya da sağdan soldan bulduğunuz özellikle efsanevi silahlar da düşmanları alt etmeniz için olmazsa olmazlardan. Odyssey’de ilk defa tanıştığımız Engraving sistemini kullanarak bu silahların dayanıklılık, vuruş gücü ve etkisini artırmak mümkün. Topladığınız çeşitli madenler, ağaçlar ve para karşılığında bu işi sizin için kasabalarda bulabileceğiniz Blacksmith’ler yapabiliyor.

Yağmalamak serbest, çalmak suç!

2018101622062763212.jpg Yağmalamak serbest, çalmak suç!

Bu arada elbette oyun içindeki dünyada yaptıklarınızın size bir yansıması da oluyor. Origins’teki Phylake’lara benzer şekilde Odyssey’de de diğer paralı askerler (mercenary) peşinize düşebiliyor. Oyuna eklenmiş bir yenilik olan “steal”, “loot”dan farklı şekilde işliyor. Bazı önemli nesneler sadece çalınabiliyor ve biri sizi görürse başınız derde giriyor. Benzer şekilde sivillere verilen zararlar nedeni ile de her an başınıza ödül konması mümkün. Bu durumda diğer paralı askerler peşinize düşüyor. Burada 3 seçeneğiniz var. İsterseniz kendi başınıza konan ödülü, harita ekranından ödeyebiliyorsunuz. Paralı askeri ya da başınıza ödül koyanı saf dışı bırakmak kolay olmasa da diğer seçenekler. Para size gerekli olduğu için en iyisi iyi dövüşmeyi öğrenmelisiniz. Bunu da yeteneklerinizi güçlendirerek sağlayabilirsiniz. Karşılaştığınız ya da peşinize düşen paralı askerleri güçlerine göre sıralanmış şekilde Mercaneries menüsünden takip edebilirsiniz. Saf dışı bıraktıklarınızın yerine bir süre sonra yenilerinin geleceğini unutmayın. Yani onlardan tamamen kurtulmak ne yazık ki mümkün değil.

Oyunda seviye atladıkça size sunulan yetenek puanlarını Hunter, Warrior ya da Assassin yetenek ağacında değerlendirebiliyorsunuz. Odyssey’de yetenekler daha keskin bir çizgi ile ayrılmış ve Origins’ten farklı olarak her bir yeteneği almak için sadece tek bir yetenek puanı yetiyor. Ancak daha önce standart olarak sunulan birçok yetenek bu oyunda kapalı olarak geliyor. Ayrıca aldığınız yetenekler içinden aynı anda sadece 8 tanesini kullanabiliyorsunuz. Bunların dördünü Hunter diğer dördünü ise ortak olarak Warrior/Assassin ağacından seçiyorsunuz. Dövüş sırasında kullanmak için ise her seferinde Adrenalini doldurmanız şart. 300 Sparta’lı filminden aşina olduğumuz Sparta Tekmesinin yetenekler arasında favorimiz olduğunu söylemeden geçmeyelim.

Sparta tekmesi olur da göğüs göğüse savaş olmaz mı? Odyssey de o da var. Yüzden fazla farklı karakterin birbirine girdiği meydan muharebelerinde komutanları saf dışı bırakmaya çalışıyorsunuz. Her yönden size kılıç sallayanların olduğu bir alanda bunun kolay olmadığını da söyleyelim. Aslında meydan savaşları bir bölge tamamen güçsüz düştüğünde aktif hale geliyor ve bu şekilde son darbeyi vurabiliyorsunuz. Bölgeleri güçsüz düşürmek için ise ilk olarak çeşitli karargahlardaki ve kalelerdeki komutanları öldürüp, erzak depolarını yakmanız ve askerlere verilecek paraları çalmanız gerekiyor. Sonrasında o bölgenin lideri koruması kalıyor. Onu öldürdükten sonra ise artık meydan savaşlarına girebilirsiniz. Ödül olarak ise çok fazla XP ve az bulunan ekipmanın sahibi oluyorsunuz.

Deniz savaşlarını sevenler ve Origins’te her istediği zaman büyük gemi kullanamamaktan şikayet edenler için de Odyssey içinde sürprizler yer alıyor. Yeni oyunda, aynı atınızı çağırabildiğiniz gibi belirli limanlarda tayfaları ile birlikte geminizi çağırabilmeniz de mümkün oluyor. Adalardan oluşan haritada gemi ile yapılacak görevlere doyacağınıza eminiz. Liman olmayan adalara çok yaklaşamasanız da yakına demirleyip o adaya yüzerek gidebiliyorsunuz.

Gemilerin bu oyunda apayrı bir yeri bulunuyor. Artık karakteriniz kadar onu güçlendirmek için de uğraşmanız gerekiyor. Geminin özelliklerini güçlendirmek için savaş alanlarından anlaştığınız dövüşçüleri lieutenant (teğmen) olarak gemiye almanız mümkün. Onların yeteneklerine göre geminiz güçleneceği gibi oyunun ilerleyen bölümlerinde bu karakterleri kara savaşlarında yardımcı olarak da çağırabiliyorsunuz. Far Cry 5’tekine benzeyen bu sistem özellikle düşmanın dikkatini dağıtmak için oldukça işe yarıyor.

Grafikler ve performans

2018101622210993412.jpg

Hikayenin geçtiği konum itibariyle görüntü kalitesi tek kelime ile müthiş. Yeni eklenen hava koşullarının oyuna kattığı atmosfer ise tek kelime ile mükemmel. Özellikle sahilde durup güneş batarken dalgaların kıyıya vurmasını seyretmek ya da fırtınalı bir havada dalgalı bir denizde yol almak gerçekten seyre değer. Oyunu Xbox One X’de oynadığımız için akıcılık ve HDR desteği sayesinde de renk doygunluğu konusunda bizi oldukça tatmin ettiğini söyleyebilirim. Xbox One’da ve PS4’de ise kare atlamalar, daha düşük çözünürlüklü kaplamalar nedeniyle aynı etkiyi almak pek mümkün olmayabiliyor. Bu durumda yeni nesil oyunlar için artık bir önceki konsolların da yavaş yavaş ömrünün sonuna geldiğini görmeye başladığımızı da ekleyelim.

Sonuç
Orijinal Assassin’s Creed hikayesini artık takip etmiyor olması bazı oyun severlerin hoşuna gitmeyecek olabilir. Ancak Origins ile birlikte kendini gösteren bu durum seriyi kurtaracaksa ve daha oynanabilir kılacaksa bizim için sorun değil. Odyssey, dövüş mekaniklerinin de etkisi ile oyuncuyu gizlilikten çok doğrudan savaşa yöneltiyor. 100 kişinin birbirine girdiği meydan muharebelerinin eğlencesi ise paha biçilemez. Birine tekmeyi basıp, dönüp öbürünün kalkanını alıp kafasına çalmak, ardından ilerdekine mızrağı saplayıp, ötekine omuz atarak savaştıktan sonra normal oyunda da kimse çalılara saklanıp arkadan saldırmak istemeyecektir. Bizce serinin en eğlenceli ve kapsamlı oyunu olmuş. Özellikle son Dolar kuru ayarlamalarından sonra fiyat olarak ucuz sayılmasa bile oynanış süresi ile kesinlikle karşılığını veriyor. Tavsiye ediyoruz.

95

Yapım: Ubisoft
Dağıtım: Ubisoft
Tür: Aksiyon, Macera, RYO
Platform: XONE/PS4/PC
Web:  https://assassinscreed.ubisoft.com/game/en-us/home

Önceki HaberGoogle’dan Avrupa’ya Android Resti! Sonraki HaberiPad Pro 2018, iPhone XS’ten Hızlı Olacak

Kaynak:
http://www.chip.com.tr/haber/assassins-creed-odysseyi-inceledik_78664.html

Sitemap